Abdülhamit üzerine. - KONSOLİDE DENEMELER

Abdülhamit üzerine.

 

Merhaba.

Abdülhamit üzerine birçok kitap okudum. İyi veya kötü kitaplardı bunlar. Genel  imajı yakaladım. Osmanlı padişahları hakkında en çok kitap yazılanlardan biri Abdülhamit. Tezler belli başlı konular üzerine odaklanmış durumda. Bazı tezleri paylaşmak istedim. Tabiki sorgulamak şartıyla. Alıntı olan bu tezler instagramdaki tarihtarihcemiyeti'nde bulunmakta.

1.inci tez.

ABDÜLHAMİT'İN ALTIN SERVETİ NE OLDU?


Damad Şerif Paşa’nın Paris’te yayımlanan hatıralarından öğreniyoruz ki, Abdülhamit’in Osmanlı Bankası’ndaki büyük servetinden başka, Deutsche Bank, Deutsche Orientbank, Swissbank, Kredi Lione gibi yabancı bankalarda kişisel serveti var. Darphane’de basılan Hamidi denen altınlardan “Hiç kullanılmamış olanlar” yüzerlik “sucuklar” halinde ve onarlık destelerle Deutsche Bank ve Deutshce Orient Bank’a teslim edilmiş. Halk yiyecek ekmek telaşındayken, devlet borç batağında yüzerken Ulu Hakan sucuk sucuk altınları binlik desteler halinde yabancı bankalara yatırmış. Yalnız Deutsche Bank’taki parası 1.080.000 altın. Yazıyla: Bir milyon seksen bin altın
(Cemal Kutay, Tarih Sohbetleri 3, İstanbul, Kasım 1966).

Abdülhamit'in tahttan indirildikten sonra, bu dudak uçuklatan serveti Enver ve Mahmut Şevket Paşa'nın emri ile kendisinden zorla alınan bir vekaletle Selanik'e getirildi ve ordunun modernizasyonunda kullanıldı.

Çanakkale Savaşı Abdülhamit'in soygun altınları ile alınan silahlarla kazanılmıştır.

Alper Aksoy,

https://www.instagram.com/p/CIJDRawlSfu/.

2.inci tez.

MEHMET AKİF, ABDÜLHAMİT'TEN ÖZÜR DİLEDİ Mİ?

Mehmet Akif, Türk İslamcılarının lekesiz tertemiz bir ismidir, o yüzden de etkilidir. Akif'in İslamcılara ters gelen tarafı ise Abdülhamit hakkında yazdığı şiirlerdir. Akif'in etkisi Abdülhamit hakkında yapılan propagandaların önünde büyük bir engeldi. Bu engeli ortadan kaldırmak için İslamcılar Süleyman Nazif'in az bilinen bir Abdülhamit'e övgü şiirini alarak Kadir Mısıroğlu'nun çıkardığı Sebil Dergisi'ne gönderdiler. Şiiri gönderen kişi şöyle bir yalana başvurdu:

"Mehmet Akif ölmeden önce yazdığı bu şiiri bana emanet etti. Ölümümden sonra yayınlansın, dedi"

Püsküllü Kadir uyanıktı, düzmece kurguyu anlamıştı.

"Bu iş patlarsa rezil olurum" diye cevap vererek şiiri Sebil'de yayınlamadı.

İSTİMDAT
Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han,
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin bak günahına.

Şimdi sıkı durun!.. Başlangıcı böyle olun bu şiirin zaman içinde Süleyman Nazif'e ait olduğu ortaya çıktı. Zaten Mehmet Akif pişmanlık duysa Abdülhamit'e hakaret dolu şiirlerini Safahat'ından çıkartırdı.

Google'da bir arama yaptım. Aman Allah, koca koca akademisyenler, köşe yazarları "Mehmet Akif'in Abdülhamit'ten özür şiiri" diye ne yalanlar atmışlar. Bu islamcılar, kocakarı masallarına ne kadar düşkün?.. Hiç analitik düşünmeden her biri bir yalan makinası olmuş....

Ülke Tv. deki Arka Plan programında Dr. Nurcan Özkaplan Yurdakul'un Abdülhamit övgüleri göğe yükseldi ama bir konuda doğruyu söyledi: "Mehmet Akif Abdülhamit'ten özür dilemedi" dedi. Bu kadarına da şükür, istimdat şiirinin düzmece olduğunu söyleyecek hali yok ya...

Akif, ‘zulmü sevecek, zalimi alkışlayacak’ adam değildir.

Alper Aksoy

https://www.instagram.com/p/CIQlAuoFzFc/

3.üncü tez.

İSRAİL'İN KURULMASINDA TARİHİN KARANLIK SAYFALARI
YAYGIN İNANIŞ

"Dünyayı kana boyayan Siyonizm'in kurucusu Theodor Herzl, ilk Yahudi devleti fikrini ortaya atmış ve gözünü Osmanlı Devleti sınırları içerisindeki Filistin'e dikmişti, Sultan 2. Abdülhamid Han'dan Filistin'i isteyen Herzl'in teklifi reddedildi ve huzurdan derhal kovuldu."

Gerçek acaba böyle miydi?
***
MECİDİYE NİŞANI VERİLME OLAYI
Yahudilerin Filistin'e yerleşmesi için çabalayan Herzl, 17 Mayıs 1901 tarihinde Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid ile görüştü. Bu görüşmede Herzl'e bir Mecidiye Nişanı verildi. Konu hakkında Daily Mail gazetesine konuşan Herzl görüşmeden duyduğu memnuniyeti vurgulamış ve Yahudilerin II. Abdülhamid'den "daha iyi bir dost ve seveni olmadığını" ifade etmişti.
***
HUZURDAN KOVULMA GERÇEK DIŞIDIR:
Herzl, Sultan Abdülhamit'e 16 şubat 1902'de gönderdiği bir mektupta bu görüşmenin ayrıntılarını hatırlatıyordu:
"Majesteleri, memleketinde yaşayan Yahudilere gösterdiği âlicenaplığı mazlum ve mağdur durumda bulunan diğer Yahudilere de göstermekte, onları bir peder gibi himaye altına almakta ama toplu olarak bir yerde yaşamaları yerine, değişik bölgelerde bulunmalarına izin vermektedirler" diye yazdı.
***
Bu mektup da gösteriyor ki Herzl'in huzurdan kovulması kocaman bir yalandır. Ayrıca verilen Mecidiye Nişanı da görüşmenin muhtevasına ışık tutmaktadır.
O yıllarda Osmanlı Devlet i'nin dış borçlar altında kıvrandığını biliyoruz, Sultan Abdülhamit'in Yahudi bankerlerden borç aldığı da tarih arşivlerinde duruyor Herzl'e verilen Mecidiye nişanı doğrusunu söylemek gerekirse benim midemi bulandırıyor. Tarih konusunda bilmediğimiz karanlık sayfalar var. İşte onlardan biri de Abdülhamit-Teodor Herzl görüşmesidir. Sultan Abdülhamit gerçeği de hurafeler arasında kaybolmuştur.

Alper Aksoy

https://www.instagram.com/p/CIOG1AAll_N/

4.üncü tez.

TÜRK SAĞINA YUTTURULAN ABDÜLHAMİT YALANLARI

"Ulu Hakan Abdülhamit Han" kitabının yazarı Necip Fazıl, İslami hassasiyetleri istismar ederken Abdülhamit'in şu yönlerini görmezden gelmiştir:

1. Osmanlı’nın en büyük toprak kaybı Abdülhamit dönemindedir. Türk sağı ise "Abdülhamit 30 yıl bir karış toprak kaybetmedi" yalanını dolma gibi yutmuştur.

2. İstanbul'da ilk genelev Abdülhamit döneminde açılmıştır.

3. İlk rakı, bira, viski fabrikası Abdülhamit döneminde kurulmuştur.

4. İngiliz paşaları ve onların destekçilerini devlete atayarak Osmanlı yönetimi İngiliz derin devletinin eline terk edilmiştir.

5. Payitaht dizisinde Abdülhamit yemek salonuna girerken mehter marşları çalınır ama işin gerçeğinde ise mehteran bölüğü dağıtılıp mehter musikisi yasaklanmıştır. Yemek salonunda ise Batı klasik müziği çaldırmıştır.

6. Tıpkı "Toprak kaybı yok" yalanı gibi Yahudi bankerlerin Osmanlıdan büyük topraklar satın alma kararnamesi Abdülhamit döneminde çıkartıldığı gizlenerek "Abdülhamit Yahudilere bir karış toprak satmadı" yalanı servis edilmiştir. Yani bugünkü İsrail'in toprakları onun döneminde Yahudiler tarafından satın alınmaya başlanmıştır. Tehlikeyi gören İttihat Terakki bu kararnameyi Abdülhamiti düşürdükten sonra iptal etmiştir. Türk sağı ise Necip Fazıl'ın yalanlarına inanarak "Abdülhamit Yahudilere toprak satmadı" dolmasını afiyetle yutmuştur.

Tarih konusunda doğru bilgi sahibi olmak için "Payitaht" dizisinden, Necip Fazıl ve Kadir Mısıroğlu'ndan aman ha uzak durun. Yoksa keklenirsiniz.

Alper Aksoy

https://www.instagram.com/p/CIL4MXwlPnv/

5.üncü tez.

ABDÜLHAMİD İN HÜKÜMETİ
PAYİTAHTIN ÇÖKÜŞÜ...

BU EKİBE IYI BAKIN ABDÜLHAMİD'İN OSMANLIYI YÖNETEN EKİBİ....🤔

Bu ekibi Ermenistan Kabinesi sanmayın,
Bu ekip; 33 SENELIK ABDULHAMİD DEVRINİN EKİBİ..

Sonrada devlet batınca 'vay efendim Türkçülük başlamış da devlet çökmüşmüş..'

Peki bu ekonomik iflas tablosunda Türkler nerede ?

Halife-i Müslümin 2. Abdülhamit’in nazırlarından (bakanlarından) ve bürokratlarına buyrun bakalım:

Hariciye Nazırları; Aleksandros Karateodori Paşa (1878-1879)
Gabriel Pasha ve Sava Paşa (1879-1880)

Hazine-i Hassa Nazırları: Agop Ohanes Kazazyan (1876-1891),
Mikail Portakalyan Efendi (1891-1897),
Ohanes Sakız Efendi (1897-1908)

Maliye Nazırı: Agop Ohanes Kazasyan Paşa (28-30 Ağustos 1885), (Aralık 1886 - Mart 1887) (1888-1891)

Nafia Nazırları: Ohanes Çamiç Efendi (1877-1878),
Aleksandr Karateodori Paşa (1878)
Sava Paşa (1878-1879)

Orman ve Maadin Nazırları; Mavrokordato Efendi (1908-1909),
Aristidi Paşa ( 1909)

Ticaret ve Ziraat Nazırları: Bedros Kuyumcuyan Efendi (1880)
Gabriel Noradonkyan Efendi (1908-1909)

Ayan Üyeleri(1876); Antopolos Efendi Aristarki Bey,
Daviçon Karmona Efendi,
Musurus Paşa,
Serviçen Efendi,
Stoyanoviç Efendi,
Dr. De Kastro Bey,
Mavroyeni Paşa, Karatodri Paşa,
Abraham Karakahya Paşa

Ayan Üyeleri(1908) Azaryan Efendi,
Basarya Efendi,
Bohor Efendi,
Fethi Franko Bey,
Gabriyel Noradonkyan Efendi,
Mavrokordato Efendi,
Mavroyeni Bey, Oksanti Efendi,
Yorgiyadis Efendi,
Aram Efendi,
Popoviç Temko Efendi,

Babıali Hukuk Müşaviri Gabriel Efendi;
Abdülhamit zamanında sürekli el üstünde tutulan bu Gabriel Efendi 2. Dünya savaşı sonrası düzenlenen Paris Konferansında Ermeniler için toprak talep etmiş, Lozan Konferansına da Ermeniler adına katılmıştır…

Elçilere göz attığımızda;
Y. Fotiades Bey ve Gobdan Efendi’nin Atina,
Azaryan Efendi’nin Belgrad,
E. Karatodri Efendi’nin Brüksel,
Blak Bey’in Bükreş,
Yanko Karaca, Misak Efendi ve Aritraki Efendi’nin Lahey,
K. Musurus Paşa, Alfred Rüstem Paşa ve Antopulo Paşa’nın Londra,
Naum Paşa’nın Paris, S. Musurus Bey ve Y. Fotiades Bey’in Roma,
Nikola Gobdan Efendi’nin Sofya,
A. Vogorides Paşa’nın Viyana,
L. Aristarki Bey ve A. Mavroyeni Bey’in Washington’da Büyükelçi-Elçi olarak göreve atanmıştır.


https://www.instagram.com/p/CIORr2FF4NmNdKBMCTfDxcNHyt5c9aN_ozSA940/


Ve...



Bir padişah ki budalaca kuruntu yüzünden, yirminci yüzyılda, İstanbul'a elektrik sokmaz.
Telefon getirtmez.

Askere manevra fişeği ile de ateş talimi yaptırmaz.

Donanmayı, eğer denize açılırsa toplarını Yıldız'a çevirip vurabilir diye, ön köprü ile bağlı Haliç'te çürütür.

Bir padişah ki okullarda edebiyat dersi okutmaz.

Kuru övme dışında tarih dersi verdirmez.

Aşk şiirini, romanını bile yasak eder.

Kendi adıdır diye bir sabah uyanıp bütün kısa "a"lı Hamidleri uzun "a"lı Hâmid'e ve veliahtının adıdır diye bütün Reşad adlarını Neşet'e değiştirtir.

Otuz üç yıl böyle bir padişahın hükmü altında çöküp giden bu memlekette 1965'te onu "Ulu Hakan" diye ananları deneme tavşanı gibi kullanılmak üzere akıl hastanesine yollamaz da ne yaparsınız?

Falih Rıfkı Atay, Ulu, 1965.









Okunma :

Egemenliğe sahip olmanız yetmez. Her türlü yetki ve güce sahip olmanız da yetmez. Geleceği sırtlayacak, belirleyecek uzun vadeli gerçekçi ve akılcı oyunlar kurmuyorsanız,kuramıyorsanız. Kurmak zorundasınız. Değişimi yaratan ve yöneten olmalısınız. Birincil kültür olmanın ve varlığınızın devamının kuralları bunlardır. Yoksa. Baştan kaybettiniz demektir. Tabiki bunlar sermayenin ideolojisine ve sermayenin kimlerde olduğuna bağlıdır. Ülkenin son 200 yıllık tüm sorunlarının ve başına gelenlerin nedeni budur..

Faik ÇALTILI. Finans ve yönetim danışmanı.


  • 0Blogger Yorum.
  • Facebook Yorum.
  • Disqus Yorum.


Yorum Gönderme

comments powered by Disqus
Copyright © KONSOLİDE DENEMELER. Designed by OddThemes