Faşizm üzerine.

Merhaba, 
Bu konuda zaruret üzerine kısa ve öz olarak yazmam gerekti.
Faşist olmanın ideolojisi yoktur. Bu terim ideolojilerin üstündedir. Her ideoloji bu tuzağa düşebilir veya dönüşebilir. Faşizme karşı savaşanlarında zamanla faşizme kaydığını gördük. Faşizm belli bir sınıfın veya ideolojinin diktatörlüğünü, egemenliğini pekiştiren bir oluşumdur. Bir ideoloji tüm sınıfları kapsayan konumdaysa faşizmin ortaya çıkması zordur. Sınıfsal entegrasyonunu sağlamış toplumlarda yaşam alanı bulamaz. Bulsa da çabuk tasfiye edilir. İlgili toplumlarda toplam kalite standardı ( Eğitim,finans, paylaşım ) çok yüksektir. Sermaye ulusaldır ve varlığı toplumdaki toplam kalite standardına bağlıdır. Tüm sınıflar ekonomi ve siyaseti belirlemede etkindirler ve bu demokrasinin kurumlaşmasını sağlamıştır. Bu tür toplumlarda stakeholder kapitalizmi bahis konusudur. Bu çizgiye genel olarak sosyal demokrasi de denilmektedir. Pek katılmasamda.
Faşizm insanoğlunun var olma hakkının sınıfa, ideolojiye ( Irkçılık gibi ) dönüşerek diğer insanların, sınıfların özgürlüğünün üstüne çökmesidir. Bunu yapmak içinde kendi ideolojisini yaratır.
Var olma hakkı yalın milliyetçiliktir. Bu tür milliyetçiliğin faşist olmakla ilgisi yoktur. Bireyin var olma hakkı kurumlaşarak toplumsal milliyetçiliği doğurur. Toplumsal milliyetçilik hakim sınıfların sömürü aracına dönüşebilir. Burada faşizm kaçınılmaz olarak kendini gösterir. Eğitimin ve siyasi uyanıklığın yüksek olduğu toplumlarda bu oyun tutmaz. Günümüzde ise bu teşhisleri yapmak karmaşık algoritmalara bağlıdır. Her ülkenin veya toplumun belirleyici kriterleri farklılık gösterir. Ana kriter sermayenin kimliğinin olup olmamasıdır. Sermayenin kimliği demek ülkenin kaynaklarına sermayenin sahip çıkması ve bölüşmesi  demektir. Sermayenin kimliği varsa o ülkede para kazanmanın yanında iş yapmak veya yaratmak daha önceliklidir. İş yaratmak ise doğal olarak toplumsal bölüşümü artıracaktır. Toplumsal bölüşüm toplam kalite standard larının seviyesini artırir. Toplumsal bölüşüm demokrasi demektir. Devlet sadece demokrasiyi koruyan bir araca dönüşür.Faşizm yaşama alanı bulamaz.

FAŞİZMİN EN BÜYÜK DÜŞMANI SİYASET ÜSTÜ KURUMLAŞMIŞ VATANDAŞLIK BİLİNCİDİR. BUNA DEMOKRASİNİN KURUMLAŞMASI DA DİYEBİLİRİZ. 

Faşizm insanlar arasındaki doğal seleksiyonun bir yansımasıdır. Yaşamın acımasız bir yönüdür. 

İnsanoğlu bu hastalığa karşı dine sarılmıştır. İlk aşamalarda başarılıda olunmuştur. Din çizgisinin ne durumda olduğu ortada. İnsanoğlu akabinde sosyalist bilgiyi de oluşturmuştur. Günümüzde ise sosyalist felsefenin sorunları vardır. Anti-emperyalist olmak için sosyalist olmak şart mı ?. Küresel empeyalizmin desteklediği etnik milliyetçilikleri halkların özgürlüğü çizgisinde hoşmu görmek lazım. Yoksa sosyalizm öğretisi anti-emperyalist çizgiden koptu mu ?. Faşizmi yok edilmesi zor bir virüs gibi görebiliriz. Ne zaman nerede ortaya çıkacağını kestirmek çok zordur. Belirtileri gördüğünüzde iş işten geçmiştir. 

Faşizm sadece şiddet olarak kendini göstermeyebilir. Faşizmin bir yönü de ilgili toplumda sınıf atlama şansının kalmamasıdır. Sosyo-ekonomik yapı paylaşılmıştır, kilitlenmiştir. Sosyo-ekonomik yapının gelişmesi durmuştur. Günümüzde bu tür faşizm ( Örtülü faşizm ) varlığını devam ettirmektedir. Kişilerin, partilerin sol çizgide olmasının önemi kalmamıştır. Sol düşünce kültürel yaşamda vardır. Tabiki değişim kaçınılmazdır. Tüm açık veya örtülü diktatörlükler yıkılır. Sınıf atlama şansının kalmaması zaten yıkılmaya bir adım kalınması demektir.
Tabiki bu konuda yazacak çok şey var. İşin özü budur. 
KESİN OLAN İSE BELLİ BİR İDEOLOJİYE BAĞLI DEĞİLDİR. SOVYET VE ÇİN DEVRİMLERİNDEN SONRA BUNU GÖRDÜK.



Kategoriler:

Paylaşım.


RASTGELE

0 yorum: