Din Ve Dönüş


Merhaba,

Son günlerde gençler arasında dinden dönüş konusu gündemde. Bu gündem neden ortaya çıktı ?.

İslamın ortaya çıkması ile birlikte Arap lar ve Farsi ler kendi kliklerini ( Arap ve Fars milliyetçiliği - Şiilk ve Sünnilik ) kısaca güney müslümanlığını oluşturdular. Türk lerinde asırlar içinde kendi çizgileri ( Maturidilik-Kuzey müslümanlığı) ortaya çıktı. Bugünlere geldik.Reform ve rönesans dönemi sonunda ortaya çıkan aydınlanma hareketleri günümüzde halen devam etmekte. Ayrıca tüm Dünya da genel, yeni bir kültür oluşmakta. Aydınlanma hareketi geri kalmış ülkelerde emperyalizme karşı bir özbilinç yarattı. Örnek olarak Kurtuluş savaşımızı gösterebiliriz. Emperyalizm için yerli işbirlikçilerle geri kalmış ülkeleri yönetme taktiği sona ermişti. Yeni yöntemlere ihtiyaç vardı.

Bu aşamada emperyalizm için din ( ister İslam, ister Hristiyanlık ) imdada yetişti. Biz im coğrafyamızda kominist devletlerinde olması itibariyle aydınlanmaya karşı yeşil kuşak teorisi imdada yetişti. Geniş islami kitleler samimi olarak bu hareketin içine dahil oldular. İlk aşamada en azından kominist ülkelerin dağılmasına kadar başarı sağlandı. Fakat olan olmuştu artık. Bu kuşağın arkasından hem ekonomik hem de kitlesel açıdan güçlü küresel islam dünyasından beslenen gruplar ortaya çıktı. Bu grupların ana ideolojisi islamın özüne dönmekti. Ancak böylelikle o eski güçlü ve bağımsız dönülebilirdi. Bu grupların güçlenmesinde Filistin olaylarıda ana itici güç olmuştur. Oysa o güçlü günlerde İslam kendi oyununu kendi kuruyordu.

Ama. Dünya değişmeye ( Teknoloji, bilgi ) devam ediyordu ve edecek.

Bu oluşumların, çizginin arap baharı ile ama misyonu ve kapasiteleri ortaya çıktı. İşin özünde islamın kazandığı bir şey yoktu. Emperyalizm ve islamın üstünde asırlardır biriken posalar kazanıyordu.

Doğal olarak ülkemizde bu olan bitenden payını aldı. Milli Nizam partisiyle başlayan hareketlerle bugünlere geldik. Anadolu da asırlardır oluşmuş o güzel özgün islam yara almaya başladı. Emperyalizm için kuzey müslümanlığı ( Maturidilik ) tehditti. Güney müslümanlığına yer açmak dolayısıyla geçmişi adilce yönlendiren samimi tarikatlarda bu çizginin ( Güney müslümanlığı ) içinde buldular kendilerini. Irak ve Suriye de olan bitenlere bakıp İslam bu değil dedik. Gördüğümüz vahşet alayımızı silkeledi. Bunca güce ve yardıma rağmen yinede ortaya bir başarı çıkmadı. Akabinde bazı din bilirlerin saçma sapan, çağın çok gerisindeki fetvaları ( Asansör, evlilik,) ve büyük paralar karşısında alınan pozisyonlar toplumu sorgulamaya itti. Yalanın bini bin para. Oturulan yerden savaşa gitmek gibi. İslamın adalet ve paylaşım dini olduğu imajı yerle bir oldu. Özellikle deizim çok güçlendi. Ayrıca ortaya çıkan onlarca islami çizgide hangisine inanılması konusunda ciddi bir kafa karışıklığı yarattı. Hacı, hoca kavramlarına olan inanç ve güven ciddi yara aldı. İslam kapitalizme entegre oldu. Toplumun genlerine asırlardır yerleşmiş olan olan islam çizgisinin içeriği hızla boşalmaya başladı. Bu bir gerçek. Toplum el mecbur dönüştürülmeye çalışılmakta. Aydınlanmadan uzaklaştırma çabaları aralıksız devam ediyor. Sonuç ise toplumda çaresizlik ve güvensizlik had safhada. Toplum destek verdiği bu kliklerin eleştirdikleri pozisyonların aynısını yaptıklarını açıkça görmekte. Muhafazakar kesiminde sorgulama yaptığı kesin. Bu kesimin iskeletide çok sağlam değil artık.

KIRILMA NOKTASI BURADA ORTAYA ÇIKTI.

Yeni nesilin internetle gelen bilgi akışından ve küresel bir kültürün oluşumundan etkilenmemesi mümkün değil. Aslında emperyalizmin etkin olduğu bu alanda nesilleri bazı açılardan kötü etkilesede ( kültür emperyalizmi ) bilginin saklanmasını ve yönlendirilmesini önlemesi mümkün değildir. Bu değişim sadece islam ülkelerinde değil hristiyan ülkelerde ve tüm dünyada bahis konusudur. Değişen dünyada kitleleri istediğiniz şekle veya organizasyona sokmak ilk anlarda başarı sağlayabilir. Uzun süreli olmaz. Kurumlaştıramazsınız. Acılar diz boyu çekilir. Nesiller köle olur. Bu acılar çekilirken bir bakmışsınız tarihten silinmişsiniz. Akılcı pozisyonlar alınmak zorundadır.

Ne yapmak gerekir ?.

İslam dünyasının gerçek anlamda bir entegrasyona ihtiyacı var. Bir konsensus oluşmak zorunda. Değişen dünyada yeni nesiller için geleceği sırtlayacak, belirleyecek uzun vadeli gerçekçi, akılcı, çağdaş bir ortak çizgi oluşturulmak ve posalardan kurtulunmak zorunda. Değişimi yaratan ve yöneten olunması gerekiyor. Bunun için ne reforma nede güncellemeye ihtiyaç var. Her islam ülkesi vatandaşları nasıl istiyorlarsa öyle yaşasınlar. Ama yeni bir özbilinç şart. Bir milyar insanın geleceği bahis konusu.

YOKSA BAŞTAN KAYBEDİLMİŞTİR. TARİHİN ÇÖĞLÜĞÜNE ATINILMAK KAÇINILMAZ OLACAKTIR. 




Kategoriler:

Paylaşım.






RASTGELE

0 yorum: