TÜRKİYE'NİN FİNANSAL HAYATI 2 - KONSOLİDE DENEMELER

Header Ads

Anladığımız ve bildiğimiz her şey doğru değildir.Neden?.Bilgi değişir, kendini günceller.Sorgula.Konsolide et.Güncel,doğru bilgiye ulaşmanın ve bilgi üretmenin tek yolu budur.







TÜRKİYE'NİN FİNANSAL HAYATI 2





Merhaba.

Daha önceki yazımda finans hayatımızın objektif bir gelişimini Yazmıştım.Bu yazımda ise ayrıntılarına gireceğim.Öncelikle Para ve sermaye Piyasalarının gelişimini ve işleyişini açıklamaya çalışacağım.

İlk olarak şunu belirteyim.1960 yılına kadar sermaye piyasalarında herhangi bir gelişme bahis konusu değil.   ( 1960 dan sonra hürriyet tahvilleri ve tasarruf bonoları ortaya çıktı ve 1980 li yıllarda piyasadan çıktılar. ) Çünkü 1929 yılında çıkarılan bir yasa ile ( menkul kıymetler-kambiyo borsaları kanunu) sermaye piyasası sınırlandırılmıştı.Bu yasayı akılcı buluyorum.Piyasanın tekrar yabancıların eline geçmemesi için gerekliydi. Zaten ulusal bankalar vardı.Yatırımcılar bu bankaların sağladığı düşük faizli kredilerle faaliyetlerini büyütüyorlardı.Bu durum özel sektörün banka kurma faaliyetlerini hızlandırdı.( mevduat faizlerinin değişmez ve düşük olması nedeniyle ).Böylelikle özel sektör kendi bankasından uygun şartlarda kredi kullanabiliyordu.Tabiki bu sistem usulsüz kredi kullanımı-rakip firmalara kredi kullandırmamak gibi olumsuzluklara yol açmıştır.( Ayrıca yakın zamanda bankaların içinin boşaltılması gibi tüm ülkeyi sarsan faaliyetleri gördük-biliyoruz.)


İşte bu konjoktür firmaların holdingleşip fiktif muhasebe yöntemleriyle (veya gerçek ) hisse senedi ve tahvil çıkararak piyasaya sürmelerini hızlandırdı. Bu faaliyetlerin önünü tıkayan 1929 yasasıydı.İlgili piyasayı düzenlemek için yeni yasa teklifleri hazırlandı fakat bir türlü hayata geçmedi.Bu boşluk ilgili piyasada bazı kötü tecrübelerin yaşanmasına neden oldu.Batan holdingler oldu.Toplumda mağduriyetler geniş kesimlere ulaştı.Bu mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması için Merkez Bankası yeni standartlar getirdi.Mesela satış süresi üç ay oldu.Faizler % 15 i geçemiyecekti.Satışa başlanmasından 15 gün sonra tüm bilgilerin Merkez bankasına ulaştırılma zorunluluğu gibi.Kısaca bu tür faaliyetler denetlenmek istendi.Bu yasa değişikliği BANKERLİK ( ( ( ikinci el menkul kıymetler borsası ) faaliyetlerinin de doğmasına neden olmuştur.Bu bankerlik furyasını ve akabinde çekilen sıkıntıları bilenlerimiz vardır.Tüm bu faaliyetler güdük kaldı.Hayal kırıklığı diz boyu olmuştur.
Para ve Sermaye Piyasaları aktifdir ve evrimi çok hızlıdır.Yasal vesair konularda boşluklar muhakkak başka oyuncular tarafından doldurulur.

24 Ocak 1980 kararlarıyla sıkı para politikasına geçildi.Banka faizleri serbest bırakıldı.Akabinde faizler yükseldi.Ucuz krediyle çalışan veya banka kuramayan özel sektör de finans sıkıntısı baş gösterdi.Artık banker ler büyük oyuncu olmaya başladılar.Sermaye toplayabilmek için her yola başvuran bankerler üstüne birde yüksek faiz ve kısa vade politikası gütmeye başlayınca olanlar oldu.Sıkı para politikası nedense bankerler üstünde işe yaramamıştı.Yaramazdı da zaten.1980 kararları zaten baştan ölü doğan kararlardı.İşin mutfağından habersiz kişilerce hazırlanmıştı Bence.Daha önce de yazdığım gibi sonuçlarını hepimiz biliyoruz.Banka Banker rekabetinden bankalar kazançlı çıktı.Bankerler kaybettiler.Mahkumdular buna.Akılcı olmayan herşey gibi sonucunda bu olması normaldir.Bankerlerin çoğu yurt dışına kaçtı-kaçabildiler.Fakat bu aşamada sermaye piyasasında hem rakamsal hem de bilgi birikimi oldukça büyümüştür.Bunu belirtmek te yarar var.Biliyoruz ki tüm bu ekonomik ve siyasi olumsuzluklar 12 eylül ihtilaline yol açmıştır.
AMA.BU ARADA BANKA KURABİLEN-BANKASI OLAN ÖZEL SEKTÖR KURULUŞLARI BANKALARINDAN EN UYGUN ŞARTLARDA KREDİ KULLANMAYA-REKABETSİZ BİR ŞEKİLDE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORDU.BU YÖNTEMİN ÖNÜ GÜNÜMÜZDE TIKANMIŞTIR.FAKAT KURDUKLARI FACTORİNG ŞİRKETLERİYLE BU FİNANSMAN YÖNTEMİNE DEVAM EDİYORLAR-ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.BAKALIM-GÖRELİM NE OLACAK.

Tüm bu olan bitenlerden sonra 1982 yılında yeni bir yasa yürürlüğe girdi. ( bu yasa 1992 yılında son şeklini almıştır.) Bu yasanın amacı piyasanın daha iyi denetlenmesi-halkın piyasaya katılımının, sürekliliğinin ve güveninin sağlanması tüm piyasa oyuncularının hak ve hukukunun korunmasıdır.Bu yasanın getirdiği başlıca değişikliler şunlardır.
--Sermaye Piyasası Kurulu nun kurulması.Bu kurum 7 kişiden oluşur.Tüzel bir kişiliktir ve bağımsızdır.Günümüz de Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığına bağlı olduğu için işlevsizdir Bence.Bağımsız olduğunu sanmıyorum.
--Değiştirilebilir Tahvil.Tahvil sahibi tahvilin vadesinin bitiminde isterse tahvili çıkaran şirketin hisse senedleriyle elindeki tahvili değiştirebilir.Önceden belirtilen koşullar bahis konusuysa tabiki.
--Kayıtlı Sermaye.Anonim şirketlerin sermaye yükseltmelerinin veya hisse senedi çıkarmalarının bir sınırının olmasıdır.
--Güvenlik Fonu.Bu fonun kurulmasındaki amaç ise.Aracı kurum borç ve edimlerini karşılayamazsa bu fonun devreye girmesi ve bu yükümlülülükleri yerine getirmesidir.Bunun içinde aracı kurumlar yıllık satışlarının % 1 i kadar fona ödeme yapacaklardır.Tabiki bu nereye kadar yeterse.

Ayrıca bu yasanın ortaya çıkardığı kurumlar ise;
--Menkul Kıymetler Yatırım Fonu.Menkul kıymetler pörtföyü oluşturmak ve işletmek amacıyla kurulan bir fondur.
--Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı.Bunlar anonim ortaklıklardır.Amaçları menkul kıymet pörtföyü işletmektir.İlgili şirketlere yönetip ele geçiremezler.Ortaklıklarında ilgili ortaklığın sermayesinin % 10 unu geçemezler.Ayrıca sermayelerinin % 20 den fazlasının tek bir ortaklıkta kullanamazlar.Bu kurumun pörtföyü hisse senedi,tahvil,devlet tahvili,hazine bonoları,intifa senedleri gibi kıymetli evraklardan müteşekkildir.
--Aracı Kurumlar.Menkul kıymet satımı ve alımı ile iştigal eden kurumlardır.Bu kıymetleri kendi adına veya başka kurum veya kişi adına yapabilir.Aracı kurumlara bankerlik müessesinin kurumlaşması gözüyle bakabiliriz.Kısaca borsa bankeri diyelim buna.Nakit verme işlemi yapamazlar.Bu tür bir kurum için belge alınması şartı vardır.Bu belge de Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilir.
Tüm bu faaliyetlerin yürütülmesi ve denetlenmesinde başta Maliye Bakanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulu yetkindir.Yanlız kamu iktisadi teşekküllerinin menkul kıymet çıkarmaları için izin almak bahis konusu değildir.

ARTIK İSTANBUL DA BİR  MENKUL KIYMETLER BORSA MIZ VAR VE FAALİYETLERİNE DEVAM ETMEKTE.



Menkul Kıymet faaliyetleri tarihte ilk defa kurumsal olarak 1606 yılında Hollanda da görülüyor. Hollanda lı bir firma ( Vereenigde Oostindische Compagnie ) ilk hisse senedini  piyasaya sürüyor.Hisse senedi bir ortaklık şekli.Tahvil ise vadesi ve faizi belli olan bir borçlanma yöntemidir.




BU TÜR PİYASALARIN YAŞAMASI ÜLKEYE GİREN SERMAYENİN KATMA DEĞERİ YÜKSEK İHRACATTAN GELEN REEL GİRDİLERE BAĞLIDIR.BU SERMAYENİN HALKIN TÜM KESİMLERİNE YAYILMASI ŞARTTIR.ÇÜNKÜ YAYILMA AKABİNDE TASARRUF YARATACAKTIR.YASALARIN BU PİYASAYI YÖNETECEK KADAR GELİŞMİŞ OLMASI-DAĞITILAN-VERİLEN TEMETTÜ YADA FAİZLERİN ENFLASYON BAHİS KONUSUYSA ENFLASYON ORANINI AŞMAMASI GİBİ UNSURLAR DA BAHİS KONUSUDUR.PİYASA REKABETİNİ ÖNLEMEK-DÜZENLEMEK İÇİN DE MERKEZ BANKASI VE İLGİLİ KURUMLARIN DENETİMİ-GELİŞMELERİ- DÜNYA KONJOKTÜRÜNÜ TAKİP ETMELERİ OLDUKÇA ÖNEMLİDİR.


NOT= III bölümde finansal hayatımıza devam edeceğim. İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSA SININ FİİLİ İŞLEYİŞİNİ  ele alacağım.







































Faik Çaltılı
11-10-2012 Edirnekapı

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.