DEJA VU.NASİHAT HEYETİ.AKİL İNSANLAR - KONSOLİDE DENEMELER        

Header Ads

Anladığımız ve bildiğimiz her şey doğru değildir.Neden?.Bilgi değişir, kendini günceller.Sorgula.Konsolide et.Güncel,doğru bilgiye ulaşmanın ve bilgi üretmenin tek yolu budur.







DEJA VU.NASİHAT HEYETİ.AKİL İNSANLAR

Nasihat heyeti



Merhaba.

Deja vu nun ne olduğunu az-çok biliyoruz.Daha önce yaşamadığımız bir olayı yaşamış gibi görmek-zannetmek anlamında.Fransızca görülmüş-yaşanmış demek.
2007 yılında Türkiye de vizyona giren Deja vu filmini seyredenler zaten konuya az-çok vakıftır.Fakat filmde geçmişe gidip daha önceki hataları veya nedenleri bertaraf edebilmek bahis konusuydu.Gerçek hayatta böyle bir şeyin olması şimdilik mümkün değil .Kısaca deja vu yaşamadığımız bir olayı-anı daha önceden yaşadığımızı sanmak.Ama.Benim bugün kü konum..Aslında unutturulan veya okumadığımız-haberimizin olmadığı olayları sanki daha önce hiç yaşamamışız gibi tekrar yaşamamız.Malum bir akil insanlar konusu var.İşte bu akil insanlar oluşumu da böyle birşey.Sanki ilk defa yaşadığımız bu siyasi oluşumun benzerini  94 yıl önce de yaşamıştık..Kuruldular-çalıştılar ve tarihe gömülüp gittiler.Tıpkı daha önce Sadrazam Damat Ferit in oluşturduğu Heyet i Nasih a gibi. Tabiki araların da özünde olmasa da pratikte bazı farklar bulunmakta.

HEYET-İ NASİHA 
30.ekim.1918 de Mondros Ateşkes antlaşması ile Osmanlı Devlet inin savaşı kaybettiği artık netleşmişti.Akabinde ise ülkenin dört bir yanı emperyalistler tarafından işgal edilmeye başlandı.13.kasım.1918 de İstanbul resmen işgal edildi.21 aralık 1918 de Meclis Padişah tarafından kapatıldı.İngilizlerin İstanbul u işgaliyle birlikte o dönemim sadrazamı Tevfik Paşa istifa etti.Yerine Damat Ferit Paşa geçti.Paşa nın yaptığı ilk icraat kendi çizgisine ileride muhalefet olabileck olan kişileri tutuklatmak oldu.Hatta şeyhülislam Musa Kazım Efendi yi bile.İttihat ve Terakkiciler zaten topun ağzındaydı.Doğal olarak ülke-halk içinde bu duruma karşı hareketlenmeler ortaya çıktı.İşte bu durum Hükümeti -yerleşik ekonomiye hakim sınıfları-BEYAZ OSMANLI ları rahatsız etmeye başladı.O dönemde Osmanlı Ekonomi si tamamen azınlıkların elindeydi.Tabiki bu rahatasızlığı tetikleyen olay.İzmir de Müdafa-i Hukuk Cemiyeti nin yaptığı kongrede silahlı saldırıya silahla karşılık verilmesi kararının alınmasıydı.İşte bu karar.Artık halkın  koyunluktan vazgeçmeye karar verdiğinin bir deliliydi.Ülke fiilen işgal edilmişti ve bu duruma halk kesinlikle göz yummayacaktı.
Bu gelişmeleri önlemek ve tamamen kurumlaşmadan bertaraf edebilmek için Damat Ferit Paşa tarafından heyet-i nasiha denen kurul oluşturuldu.Bu kurul doğal olarak Antalya-Konya ve çoğunlukla batı şehirlerini ziyaret etti.Doğu ya gitmediler.Çünkü.Doğu nun nasıl bir statü alacağı önceden belliydi.Her gidilen şehir de kurul iyi karşılandı.Tabiki.İtirazlar ve karşı çıkanlar oldu.Herhangi bir olay vukuu bulmadı.Bu heyet halka sakin olmaları gerektiğini-padişah a bağlı olmalarını-azınlıklara iyi davranılması gibi nasihatlerde bulunuyordu., Aslında fiili işgale evet denmesini-direnilmemesinin kibarca iyi olacağı ima ediliyordu.Düşmanı kızdırmamak gerek diyorlardı.İŞTE BU KADAR SATILMIŞ BİR RUH İÇERİSİNDEYDİLER. Kısaca 94 yıl önce kurulan bu heyetin amacı buydu.Heyet-Nasiha nın İzmir i ziyaretinden kısa bir süre sonra İzmir in yunanlılar tarafından İşgal edilmesiyle balon patladı.Heyetin en çok güvendiği din adamlarının çoğunluğunun bu heyete karşı çıkması (örneğin Aydın lı din adamlarının ) heyetin zaten halk içinde dayanağının olamıyacağının bir göstergesiydi.

KISACA BU HEYET-İ NASİHA DENEN KURUL.ÜLKEMİZ İŞGAL EDLİYOR AMA.SAKİN OLUN-SES ÇIKARMAYIN-AZINLIKLAR SİZ LERİ SÖMÜRMEYE DEVAM ETSİN.MUTLU OLMAYA DEVAM EDİN DEMEK İSTİYORDU.ALAN VE SATAN MEMNUNDU YANİ.PADİŞAH VE İŞBİRLİKÇİLER ÜLKENİN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VERMESİNİN ÖNÜNE GEÇMEK İSTİYORDU.BİLİYORLARDI.ZAMANLARI GEÇMİŞTİ.AMAÇLARI BU ZAMANI BİRAZ DAHA UZATMAKTI.KESİN OLAN ŞUYDU Kİ.BAĞIMSIZLIK SAVAŞININ KAZANILMASI DURUMUNDA ESKİ SOSYAL-EKONOMİK DÜZEN OLMAYACAKTI.NİCEL OLARAK BİRİKEN TÜM GİRDİLER ( EKONOMİK-SOSYAL ) NİTEL OLARAK SIÇRAMAK ÜZEREYDİ.DİYALEKTİK GÖREVİNİ TAMAMLAMAK ÜZEREYDİ.Bunun önüne muhakkak geçilmesi gerekiyordu.Azınlılardan oluşan Liberaller ve İslam ın üstüne çökmüş posalar bu işten kesin kaybederek çıkacaklardı.Menderes dönemine kadar öyle de oldu zaten.LİBERALLER VE İSLAMCILARIN İLK İHANET VE İŞBİRLİKLERİ BU DÖNEMDE KURUMLAŞMIŞTIR.ARTIK.İÇ İÇE GEÇMİŞ DURUMDALAR.

AKİL İNSANLAR
Bu heyet henüz güncel olduğu için ayrıntılı bilgiler açıkça ortada.Hem akil insanların hem de heyet-nasiha nın iyi niyetli oluşumlar olduğuna inanıyorum.Akan kanın durması tabiki doğrudur.Toplumun ileri gelenlerinden oluşması doğaldır.Bu tür faaliyetlerde son tahlilde kazanacak veya kaybedecek olanlar önemlidir..Pratikte iyi niyetler ( maddi temeli yoksa)  günümüzde işe yaramamaktadırlar..İş artık zıvanadan çıktığı-var veya yok olma aşamasına gelindiği için,Akil İnsanlar da Heyet-i Nasiha balonu gibi patlamıştır.Bir ideoloji-görüş-oluşum her neyse-bulunduğu ortamın fiili gerçeğine sosyo-ekonomik diyalektiğine uymuyorsa balon olması kaçınılmazdır.Bunu önlemek için elinizden geleni yapabilirsiniz.Beyinleri yıkayabilirsiniz.Geçici çoğunluklar oluşturabilirsiniz.Ama.yaşananları silemezsiniz.Bu konuda da toplumda nicel olarak birikimler oluşmuş durumda.Kürt milliyetçliğine hayatın her alanında göz yumuyorsunuz..Kürtlerin tüm giderlerini halkın üzerine yıkmış durumdasınız.Binlerce insan hayatını kaybetmiş.Bu acılar toplumun vicdanında kurumlaşmış.Andımıza karşı çıkarken kürtlerin andına karşı çıkmıyorsunuz.Türkçe ezana karşısınız.kürtçe ezana karşı değilsiniz.bu konuda yüzlerce örnek verilebilir.Heyeti Nasiha türklerin ulusal kurtuluşuna karşıydı.Çünkü.Emperyalizme karşı açık-net bir savaştı bu.Akil insanlar ise kürtlerin savaşına karşı değil.Çünkü.Emperyalizme karşı bir savaş bahis konusu değil.Aralarında pratikteki  farklar bunlar.Özünde değişen bir şey yok.Şimdi de
Menderes le birlikte Osmanlı da ekonomi ve siyasete hakim olan liberallerin - islamcı işbirlikçilerin yanına kürt işbirlikçilerde katılmış durumda.Bunlar bilinirken Akil İnsanlar ın balon olmaması mümkün mü?.Bu aşamada halktan sağduyu nasıl beklersiniz.Aptal yerine konmak sadece.Akil İnsanlar oluşumu ve son dönemde yaşananlar aslında bir rövanş.Her devrimin bir rövanşı muhakkak olur.Aydınlanma ve cumhuriyet devrimine karşı bir rövanştır bu yaşadıklarımız.Bu rövanşı almak için liberaller-islamcılar-kürt işbirlikçiler ve batı bir konsorsiyum kurmuş durumdalar.Bu konsorsiyuma kurtuluş savaşının emperyalizme karşı olmadığını savunan çakma sol gruplar da dahil.Farkındalar ya da değiller.

Bir atasözümüz  aklıma geldi.Aslında söyleyecek çok şey var ama.ceremeyi ( bedelini ) ödeyecek para yok.


ÜSTELİK BU SEFER İŞİ ÇOK SIKI TUTMAKTALAR. BAKALIM KİM KAZANACAK.





Hiç yorum yok

RASTGELE
Blogger tarafından desteklenmektedir.