ÇEVRE ÜZERİNE DUYURULAR - KONSOLİDE DENEMELER

Header Ads

Anladığımız ve bildiğimiz her şey doğru değildir.Neden?.Bilgi değişir, kendini günceller.Sorgula.Konsolide et.Güncel,doğru bilgiye ulaşmanın ve bilgi üretmenin tek yolu budur.







ÇEVRE ÜZERİNE DUYURULAR


AB-D emperyalizminin gelecekteki suni gölleri ve
yaşamımız için gereken su ihtiyacımızın karşılanması !!!

Değerli arkadaşlar,
Güzel ülkemizde ve dünyamızda; küresel sermaye ve AB-D emperyalizminin çıkarları yüzünden oluşan çevre kirlilikleri nedeniyle sağlıklı ve mutlu yaşamımız giderek tehlikeye düşmektedir. Bizden sonraki nesillere de daha riskli ve kirli bir dünya bırakmamız söz konusu.

Pek çok gelişmiş ülkede, yaşanan çevre felaketlerine karşı hem siyasal hem de sivil toplumsal örgütleri ile gereken tepkilerini çok güzel ortaya koymaktadır. Ne yazık ki güzel ülkemizde siyasi yaşam kısırlaştı ve sadece dinsel siyasete veya etnik kimliğe dayalı hale geldi. Çağdaş demokrasilerde olduğu gibi ülkemizde yaşanan çevre kirliliğine karşı duyarlı bir siyaset ve siyasi güç söz konusu değil.

Oysa her yıl tekrarlanan ve yıllardır devam eden çevre sorunlarımızı dile getirmemiz ve hep birlikte çözümler aramamız gerekir. Örneğin, Değerli Gökhan KARATAŞ, geçen ay Milliyet Gazetesinde, güzel ülkemizin göllerinin geleceği hakkında aşağıdaki yorumları dile getirdi. Kendisini gönülden kutlarım. Sizlerin de bilgisine sunmak istedim.
·         ARTEMİSİN AYNASINI KAYBEDİYORUZ! Çevre felaketini ilk durağı Bafa Gölü. Turizm firmalarının da rotadan çıkardığı göl aşırı kirlenmeden dolayı yok olmanın eşiğinde. Damarları boğulan ve kuruyan Burdur gölü ise 35 yılda su havzasının üçte birini kaybetti (23.05.2013-Milliyet).
·         Sular 2 m çekildi. BEYŞEHİRİ YOK EDEN SU TRANSFERİ. Konya ovasının sulanması için suyu çekilen Beyşehir Gölünün en derin noktası sadece 14m ! Eğirdir gölüne bırakılan tatlı su levrekleriyse, göldeki biyo çeşitliliğin sonunu getirmiş durumda (24.05.2013-Milliyet).
·         HARİTADA GÖL, GERÇEKTE İSE ÇÖL. Nasrettin Hocanın umutla maya çaldığı Akşehir Gölü küresel ısınmanın da etkisiyle yok oldu. Antalya’daki Karagöl tarım alanına çevrilmiş. Akşehir-Eber gölü de bilinçsizlik nedeniyle can çekişiyor (25.05.2013-Milliyet).
·         HAZAR, KATI ATIK GÖLÜNE DÖNDÜ. Çevresindeki yapılaşma Hazar’ın sonunu hazırlıyor. Van gölü de kaçak avlanma yüzünden doğal yapısını kaybediyor. Kirliliğin had safhada olduğu gölde arıtma sorunu 20 yıldır çözülemiyor (26.05.2013-Milliyet).
·         TUZ GÖLÜ 2015 DE YOK OLABİLİR. Türkiye’nin tuz ihtiyacının yarısını karşılayan Tuz Gölü son yıllarda %85 küçüldü. Aşırı ve plansız açılan tuz işletmeleriyle su seviyesindeki düşüş tehditlerine karşı Tuz Gölü özel ilgi bekliyor (27.05.2013-Milliyet).
·         HATADAN DÖNÜLDÜ, AVLAN KAZANDI. Antalya’daki Avlan Gölü 70’li yıllarda tarım arazisi elde etmek için kurutuldu. Önce göl arazisinden bereket fışkırdı, ancak zamanla gölün kuruması nedeniyle Akdeniz iklimi karasallaştı, toprağın verimi azaldı. 2001 de su verilmeye başlanan göl yeniden doğdu. Doğu Anadolu’nun karla kaplı yüksek dağlarının arasında canlılar için yaşam sunan Aktaş, Putka ve Kuyucuk göllerine sahip çıkmalıyız (28.05.2013-Milliyet).
·         MARMARA BÖLGESİNDE TEHLİKE: SULAK ALANLARIMIZIN KALİTESİ DÜŞÜYOR. Manyas gölü büyük ekolojik sorunlarla karşı karşıya. Toplu balık ölümlerinin yaşandığı İznik gölünü besleyen derelerin akış hızları kesildi. Sakarya kentinin içme suyunu karşılayan Sapanca’ya, son yıllarda sayısı hızla artan endüstri tesisleri ve yerleşim birimlerinin arıtılmamış atıkları boşaltılıyor. Dünya doğa mirası olabilecek kadar zengin Acarlar Longozu, yerini zarar görmüş bir ekosisteme bırakıyor (29.05.2013-Milliyet).
·         DOĞANIN İNSANLIĞA DERSİ: ARAL GÖLÜ. 50 yıl önce dünyanın en büyük iç denizlerinden biri olan ancak bugün kuruyan Aral gölüne akan Irmakların yönü tarım için değiştirildi. Buharlaşma ile su düzeyi azaldı. Artık geri dönüş yok (30.05.2013-Milliyet).

Değerli arkadaşlar,
Yukarıda sıralamaya çalıştığım göllerimiz için söz konusu olan çevre felaketlerine karşı halkımızın, sizlerin, STK’ların, tüm yöneticilerimizin ve danışmanlarının dikkatini çekebilirim ve de gereken önlemleri de zamanında hep birlikte alırız.

Özellikle çevre kirliliği için alınması gereken önlemler ne kadar gecikirse, olası çözümlerinde o kadar zorlaştığı sonucunu, bilgilerinize sunmak isterim. Aksi halde dünyamızı ve onun en güzel ülkesinin doğal yaşam olanaklarını göz göre göre kaybedeceğiz.

Sevgi ve saygılarımla (02.07.2013)
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.